Güneş Dost mu Düşman mı

0
güneş
Güneş dostmu düşmanmı

Güneşin sadece cilt üzerindeki olumsuz etkilerini konuşarak ona biraz haksızlık ediyoruz. Doğru saatlerde, doğru sürelerle güneş ışığına maruz kalmanın hormon salınımı ve D vitamini sentezi açısından önemini de unutmamak gerekiyor.

Baharla birlikte başlayan ‘güneşe dikkat’ konulu haberleri güneş ışınlarının iyice agresif hale geldiği yaz aylarında daha da sık dinliyor ve okuyorsunuz. Ama güneşin bir de dost yüzü var ki aynı şekilde hayati önem taşıyor. Güneşin yararları ve zararları konusunda bilgisine başvurduğumuz Bayındır Hastanesi İçerenköy İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, vücudun her türlü çevresel faktörün artısından faydalanma hakkına sahip olduğunu belirterek, “Her şeyde olduğu gibi en önemli kural ‘azı karar, çoğu zarar’ prensipleri içerisinde hareket etmek” diyor.

Güneş bize dost mu düşman mı?

Güneşin ısıtıcı özelliği ve vücut üzerindeki olumlu etkilerini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bizler gündüz yaşıyoruz. Genel ritmimizi düzenleyen, iyi, zinde ve mutlu hissetmemizi de gün ışığının sayesinde salınımı olan melatonine ve diğer ek hormonlara borçluyuz. Ayrıca büyüme ve gelişme çerçevesi içinde de ele almak gerekiyor. Son zamanlarda üzerinde daha da çok durulmaya başlanan bir konu da D vitamini… Kemik ve doku oluşumu, kanserden korunma, enerjik hissetmek gibi birçok konuda D vitamininin önemi biliniyor. D vitamininin en iyi kaynağı da yine güneş… Ancak bir yandan kanserden koruyan D vitamininden bahsederken diğer yandan güneşin
cilt kanseri oluşumunda etkili olduğunu da biliyoruz.

O zaman güneşi doğru kullandığımız sürece bize dost oluyor değil mi?

Kesinlikle… Yaşınıza, cinsiyetinize, yaşadığınız bölgeye, ortama ve cildinizin yapısına göre güneşten nasıl faydalanabileceğinizin kuralları da değişiyor. Örneğin açık tenliler ile koyu tenlilerin güneşe yaklaşımları farklı oluyor ya da çocuklarla yaşlıların güneş ihtiyaçları erişkinlerden farklılık gösteriyor.

Cinsiyete ve ten rengine göre güneş kullanımı nasıl farklılaşıyor?

Birincisi kadın ile erkeğin cilt yapıları farklı… Derinin inceliği ve ultraviyole ışığı aldığı zaman ne kadar direnç gösterdiği ve ne kadar absorbe ederek onu D vitaminine çevirdiği önem taşıyor. Sadece gözle bakarak da kadının cildinin erkekten daha hassas olduğunu ve cildinin güneş görmeye daha az ihtiyacı olduğunu anlayabilirsiniz. Kadınların güneşi, ışınların daha eğik geldiği saatlerde ve daha kısa süreli kullanması gerekiyor. Ten rengine göre bir ayırım yapacak olursak açık tenliler ultraviyole ışınlarını daha kolay aldıkları için vücut D vitamini sentezini kısa zamanda gerçekleştirebiliyor. Koyu renk tenlilerin ise D vitamini sentezi için daha uzun süre güneşe maruz kalmaları gerekiyor. Örneğin açık tenli bir kişiye ikindi saatlarinde toplam yarım saatlik bir güneş maruziyeti yeterli olurken, koyu renk tenli bir kişide bunun iki katı yani bir saat gerekiyor. Yüzün hassas olması ve dış etkenlerden çabuk etkilenmesi nedeniyle D vitamini alımı için dirsek ve diz altındaki uzun kemiklerin güneşe tutulmasını tavsiye ediyoruz.

Güneşin bizimle dost kalması için hangi saatleri tercih etmeliyiz?

Zararlı bulunan saatler 11:00-15:00 arası ancak bulunduğunuz ülke, havanın kirliliği, nemi, ağaç altında mı tente altında mı olduğunuz gibi birçok faktör etkili oluyor. Havanın kuru olduğu, yoğunlaştırıcı nemli bir ortam olmadığı, diğer radyasyon yayan maddelerin bulunmadığı ideal ortamda bu saatler dışında kabul edilebilir saatlerdir. Açık havada güneş ışınlarından etkilenmemek için sığınılacak en güzel yer ağaç gölgeleri oluyor. Tentelerin ise kendi içlerindeki kimyasal maddelerin güneşin sıcaklığı ile yaydığı koku ayrıca bir sağlık riski yaratıyor. Tabii ne giyildiği de önemli. Sıcak havalarda hafif bol, terletmeyen, hareket etmeyi zorlaştırmayan, naylon içerikli olmayan, açık renkli giysiler koruyucu oluyor.
Koruyucu kremler güneşin faydalarını engelliyor mu?
Eskiden yüksek faktörlü kremler önerilirken, şimdi rakamlar, güneşin faydalarından yararlanılabilmesi için düşürüldü. Koruyucunun faktörü daha az, güneş altında kalma süresi biraz daha uzun olsun ama tehlikeli saatlerden de uzak durulsun istiyoruz. Bebeklerin de direkt güneş ışığına maruz kalmasını istemiyoruz ancak uygun saatlerde
kısa kısa güneş görmeleri gerekiyor.
Yaş ilerledikçe ihtiyaç değişiyor mu?

Ergenlik, biraz daha rahat bir dönem çünkü deri daha yağlı, daha çok koruma altında ve terleme fonksiyonu daha aktif oluyor. Güneşte kalış süreleri ve saatleri ergenlikte de erişkinlikte de biraz esnetilebiliyor. Fakat yaşlılıkta deri inceldiği, direnci azaldığı için sürenin kısalmasını istiyoruz.

Suyun içindeyken güneşin etkisi artıyor mu azalıyor mu?

Ultraviyoleyi mümkün olduğunca direkt almakta fayda var. Örneğin suyun içinde durduğumuz zaman güneşten doğrudan alınan ultraviyolenin yanı sıra su yüzeyinden yansıyan ışınlardan alınan radyan etki oluşuyor. Böylece bir bölge iki kat daha fazla ışın almış oluyor. Deniz suyu daha tuzlu olduğu için ışınları daha çok çekiyor. Havuz ise direkt yansıtıcı olduğu için daha tehlikeli. Bu nedenle havuz kenarında veya suyun yansıtan özelliğinin fazla olduğu yerlerde etkinin iki katına çıktığını bilip kalış süresini
azaltmakta fayda var.

Güneş ülkesiyiz ancak kadınların çoğunda D vitamini eksikliği görülüyor. Bunun nedeni nedir?

Birincisi cildi uygun dozda güneşe maruz bırakmamak… Örneğin bütün gün tarlada güneşin altında çalışan insanların vücutları bol ve uzun giysiler ile tamamen kapalı olduğu için D vitamini eksiklikleri görülüyor. İkincisi hem muhafazakar giyim hem de ofis ve işyerlerinde sürekli kapalı ortamda kalmak D vitamini sentezini azaltıyor. Bu da nüfusun ciddi bir kısmında raşitizm, genç yaşta kireçlenme, kemik ağrısı ve deformitesi gibi sorunların görülmesine neden oluyor. Herkesin yılda bir kez D vitamini ölçümü yaptırmasını istiyoruz. Değerlerin çok düşük çıkması durumunda D vitamini iğnesi ile veya ağızdan takviye yapılabiliyor. Eğer kişinin D vitaminini güneşten sağlama isteği varsa günün hangi saatlerinde, ne kadar süreyle, hangi bölgeleri güneşe tutacağını anlatıyoruz.

Sadece kadınlar mı yılda bir kez D vitamini ölçümü yaptırmalı?

Sadece kadınlara değil, erkeklere de öneriyoruz. Kadınların en büyük sağlık sorunlarından biri de D vitamini eksikliğine ve kalsiyum ile fosfor içeren gıdaların yeterince tüketilmemesine bağlı olarak gelişen kemik erimesidir. Ayrıca çoklu hamileliklerde vücutlarındaki kalsiyum ve fosforu bebeklerine verdikleri için kayıpları daha fazla oluyor. Bu nedenle ölçüm yaptırıp gerekli durumlarda takviye almak sağlık açısından faydalı oluyor. Ancak D vitamini takviyesinin ne kadar olacağını matematiksel hesaplarla, hastaya özel olarak belirliyoruz ve doktora danışmadan takviye alınmasını, başka sağlık sorunlarına neden olabileceği için önermiyoruz.

D vitamini gıdalarla da alınabiliyor mu?

Gıdalarla alınan D vitamini ile bizim güneşten alıp vücudumuzun dönüştürdüğü D vitamini kullanımı farklı oluyor. En etkin olanı güneşten gelendir.

D vitamini eksikliğini kişi kendi fark edebilir mi?

Evet, özellikle tendonların kemiğe yapıştığı bölgelere bastığınız zaman bir acı veya ağrı hissediyorsanız, oturduğunuzda kemiklerinizde, kalçalarınızda ağrı hissediyorsanız eksiklik olabileceğini düşünüp hemen D vitamini ölçümü yaptırmalısınız.

Güneşin başka etkilerinden de söz edebilir miyiz?

Güneş sadece ultraviyole ışın vermiyor, aynı zamanda ısıyı arttırma etkisi de var. Açık havada ya da kapalı havada; özellikle güneşin altında cam arkasında kalıyorsak, ultraviyoleden yararlanılmadığı gibi sıcak çarpması gibi durumlar oluşabiliyor. Özellikle yaz aylarında bu gibi durumlarda daha çok su içmek, maden suyu ile takviye yapmak, gerekirse su atıcı olan kahve ve çayı daha az tüketmek gerekiyor.

Sıcak çarpması hangi ortamlarda daha çok yaşanıyor?

Kapalı alanlarda, ofislerde, otomobillerde güneş vururken cam arkasında uzun süre kapalı kalındığı zaman ya da fırın gibi ısı üretilen ortamlarda yaşanıyor. Kas ağrıları, dalgınlık, konsantrasyon bozukluğu, nefes darlığı ve kas krampları ile kendini gösteriyor. Böyle bir ortamda uzun süre kalırsanız ve yeteri kadar su alamazsanız belirtiler kısa süre içinde ortaya çıkıyor. Bu durumda önce su ve mineral takviyesi yapılmalı, kramp, konsantrasyon bozukluğu veya çarpıntı olduğunda hemen sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

İç Hastalıkları Uzmanı
Dr. Belgin Küçükkaya

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here