Check-up nedir

0
Check-up
Check-up uygulamaları
Check-up uygulamaları yakın gelecekte karşılaşabileceğimiz olası hastalıklar hakkında sağlam ipuçları veriyor. Bayındır Hastanesi İçerenköy Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Gökhan Kotiloğlu, her sağlıklı insanın check-up yaptırması gerektiğini söylüyor ve check-up’ın hayati önemine değiniyor…
Check-up uygulamalarını sağlıkla ilgili sorunu olanlar mı yoksa sağlıklı insanlar mı yaptırmalı?
Bu önemli bir nokta; çünkü check-up, sağlıklı insanların, herhangi bilinen bir hastalığı, yakınması olmayan insanların belirli aralıklarla yaptırdığı bir sağlık kontrolü. Kişinin bir şikayeti varsa, onunla ilişkili olarak özgün, daha farklı, daha ayrıntılı incelemelerin yapılması gerekebilir.
Check-up uygulamaları
Bu konuda saptadığınız yanlış algılar neler?
Check-up genellikle sadece laboratuvar tetkiklerinden ibaretmiş gibi algılanıyor hatta pek çok  sağlık kuruluşunda da check-up programlarının bu şekilde olduğunu biliyoruz. Oysa bir hastanın sağlık durumunun ortaya konmasının üç ayağı var. Birincisi; hastanın mevcut durumunun ayrıntılı bir öykü alınarak öğrenilmesi, gerek kendi yaşam tarzından kaynaklanan gerekse ailesel olabilecek risk faktörlerinin bu sorgulama esnasında doğrulanarak ortaya koyulması. İkincisi; hastanın ayrıntılı bir sağlık fizik muayeneden geçirilmesi.Üçüncüsü de laboratuvar tetkiklerinin incelenmesi ve tüm bunların bir arada yorumlanarak bir sonuca varılması. Bu üç ayaktan birini çıkarırsanız elinizdeki veriler yetersiz olur. Sadece işi laboratuvar tetkiklerine döktüğünüz ve hastayı laboratuvar tetkiklerinin yorumlanmasıyla değerlendirdiğiniz zaman hastanın mevcut durumunu tam olarak ortaya koyamazsınız.
Diyelim ki bir hasta size geldi, check-up yaptırmak istiyor… Siz de bu üç ayaktan devam ediyorsunuz. Bu aşamada herhangi bir önceliğiniz var mı?
Dünyada check-up uygulamalarının kişiselleştirilmesi yönünde bir yaklaşım var. Öncelikle kişinin yaşına ve cinsiyetine göre önceden belirlenmiş olan bazı check-up programları var. Aynı şekilde bizde de böyle, programlar dört ana başlığa ayrılıyor. Zaten bu rutin olarak uyguladığımız, kişinin yaşına ve cinsiyetine göre ayarlanmış bir program; ama bu programın dışında kişiden aldığımız bilgilere, fizik muayene bulgularına göre ek başka tetkikler istenebilir. Tabii bu da zaten kabaca yaptığımız bireyselleştirmenin, kişiye özgü programın daha da ayrıntılandırılmasına, yani daha da kişiye özgü hale getirilmesine imkan tanıyor. Bu da bahsettiğim iyi bir fizik muayene ve ve ayrıntılı bir öykü alınmasının önemini daha çok ortaya koyuyor; çünkü buna göre siz daha kişiye özgü birtakım incelemeler yapma şansına sahip oluyorsunuz.
Check-up uygulamalarının bireyselleştirilmesi neden önemli?
Diyelim ki, check-up yaptırmak isteyen kişiden bir değerlendirme alıyorsunuz ve aldığınız değerlendirmede ailede bağırsak kanseri olduğunu öğreniyorsunuz. Bağırsak kanseri bir risk faktörü, ailesel geçiş özelliği var. Buna göre siz incelemelerinizi yönlendirebilirsiniz. Normalde hiçbir check-up programı içerisinde kolonoskopi yok, ama böyle bir ihtiyaç olduğu zaman, böyle bir gereksinimden hastanın faydalanacağını düşünüyorsanız, hastaya kolonoskopi önerebilirsiniz. Ya da muayene esnasında hastanın tiroid bezinde bir nodül olduğunu saptadınız diyelim. Bu hastaya normal check-up programı dışında mutlaka o nodüle yönelik ek başka tetkikler yapmanız gerekir. Gerek kan tetkikleri gerek görüntüleme yöntemleri olarak başka incelemeler de gerçekleştirilmeli.
Peki ailesel geçiş özelliği taşıyan, risk faktörü olan hastalıklar neler?
 
Kolon kanseri dışında, bazı meme kanseri türlerinin böyle bir özelliği var. O meme kanserlerinde birtakım genetik yatkınlıklar ailesel risk getiriyor; hatta çok bildiğimiz güncel, popüler bazı örnekleri de var. Onun dışında ailede 40 yaşından genç erkek ya da 50 yaşından genç kadında dokümante edilmiş bir koroner arter hastalığı bulunması bir risk faktörü. Bazı kolesterol metabolizma bozuklukları var, bunların genetik özelliği var. Şeker hastalığının bir türünün genetik özelliği de bulunuyor.
Belli yaş gruplarının mutlaka yaptırması gereken uygulamalar neler? “Bunları mutlaka görmek isterim” diyeceğiniz veriler hangileri?
Bir kişi hangi yaşta olursa olsun mutlaka kalp elektrosunu ve akciğer filmini görmek lazım. Onun dışında bazı kan incelemeleri var.
Check -up uygulamaları bize somut bir bilgi veriyor mu?
Her hastalık için yüzde 100 verdiğini söyleyemeyiz ama pek çok sağlık sorunu için veriyor. Sadece laboratuvar sonuçlarıyla değil; kişinin sağlık geçmişini, ailesel özelliklerini, muayene bulgularını ve laboratuvar sonuçlarını bir araya getirerek, en azından içinde bulunduğu sağlık risklerini söylemek mümkün olabiliyor. Dünyada yapılmış, çok uzun yıllar sürmüş birtakım klinik çalışmaların bize sağladığı bazı veriler var; bir kişinin şimdiki bulgularına bakarak, bu kişinin beş yıl sonra karşılaşabileceği riski öngörmemiz ve en azından ‘beş yıl sonra yakalanma riskiniz şu kadardır’ diye net bir oran verebilmemiz mümkün.
Basit bir kan sayımı birçok konuda aydınlatıcı olabiliyor mu?
Vücudun kendini en çabuk yenileyen hücreleri alyuvarlar. Aşağı yukarı üç ayda bütün alyuvarlar yenilenebiliyor. Eğer bu üç aylık süre içerisinde bir eksiklik söz konusuysa, bu çok basit bir kan sayımıyla anlaşılıyor. Bu kan sayımında alyuvarların sayısını, yapısını, hemoglobin içeriğini, boyutunu anlayabilme şansımız var, en azından şüphelenme şansımız var ve o şüphelenme sizi daha ileri birtakım incelemelere yönlendirebiliyor. Basit bir kan sayımının bile bu kadar çok bilgi verebilmesi ilginç aslında.
Standart check-up uygulamalarında, kafa karıştıracak tetkikler var mı?
Kişinin yaşına ve cinsiyetine göre ayarlanmış standart ana bir program var. Kişiden alınan bilgilerle fizik muayene ve laboratuvar sonuçları doğrultusunda, bu standart programların üzerine ek başka tetkikler gerekebiliyor. Belki medyanın yanlış yönlendirmesiyle, tümör belirteçleri olarak geçen bazı incelemelerin check-up programları içine konması gibi bir eğilim var, en azından insanlarda böyle bir beklenti ve istek var. Bu çok doğru bir yaklaşım değil. Tümör belirteçlerinin bir tarama testi olarak kullanılması yanlış. İstisnaları var tabii; mesela prostata ilişkin PSA tetkiki bir istisna, ama bütün tümör belirteçleri için bu geçerli değil. Tümör testini bir tarama testi olarak kullanamazsınız. Ancak tanı koyduğunuz hastada tedaviye yanıtı değerlendirmek için kullanabilirsiniz. Tarama testi olarak kullanılabilen, belki de tümör belirtecinden bile çok daha fayda sağlayan şeyler var. Mesela dışkıda gizli kan dediğimiz bir inceleme var ve check-up programlarının çoğunda da yer alıyor. Bu tarama çok basit bir test, çok da ucuz. Bize diş etlerinden makata kadar olan bütün sindirim kanalını dolaylı olarak inceleme imkanı sağlıyor.
Check-up uygulamaları ne kadar zaman alıyor?
Amacımız aynı gün içerisinde bitirmek. Hasta sabah aç karnına hastaneye geliyor, tetkikleri yapılıyor, akciğer filmi çekiliyor. Hekim hikayesini dinliyor, muayenesini yapıyor. Fizik muayene ve laboratuvar sonuçlarına göre hastaya geri dönüyor. O yorum doğrultusunda eğer gerekirse ek birtakım incelemeler planlanıyor. Çok istisnai durumlarda, bazen hastanın tokluk kan şekerini ölçmek istiyoruz, o zaman belki tekrar kan vermesi söz konusu olabiliyor. Bazı randevulu işlemler gerekirse, tomografi veya MR gibi, bunlar aynı gün içerisinde olamayabiliyor, bazen bir gün sonrasına sarkıyor. Ama sonuç olarak en fazla 48 saat içerisinde tamamlandığını söylemek mümkün.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here