Stresin kaynakları nelerdir, Stres Nedenleri, Stres Faktörleri

0
Stresin kaynakları nelerdir, Stres Nedenleri, Stres Faktörleri

Çok sayıda stres kaynağı bilinmektedir. Bun­lar:

a— Fizik stresler: Soğuk, sıcak, elektrik, sarsı ve darbeler,
b— Kimyasal stres vericiler: Madenlerin bir kısmı, gazlar, egzos ve baca gazları, sanayide kullanılan kimyevi maddeler,
c— Kişinin sosyal çevresinden gelen stresler,
d— Kişinin iş çevresinden gelen stresler,
f— Kişinin aile çevresinden gelen stresler,
g— Kişinin alışkanlıklarından gelen stresler. Alkol, sigara, diğer madde alış­kanlıkları,
h— Kişinin kendi bünyesindeki bozukluklardan gelen stresler. Bedenin bü­tün hastalıkları,
g— Kişinin kendi iç dünyasından ve psikolojisinden gelen stresler.

 

Stresle başa çıkma
Stresle başa çıkma

Örnekte görüldüğü gibi insan canlısı sürekli bir stres bombardımanı altın­da bulunmaktadır. Kişiler, bu yoğun streslere bütün bir hayat boyu cevap ver­mek ve uyum sağlamak zorunda kalırlar. Özellikle insan hayatının dönüm dev­releri olarak bilinen ilk çocukluk, ergenlik, ilk, orta ve geç gençlik dönemleri, evlenme ve yetişkinlik dönemi, orta yaş, kadınlarda âdet kesimi dönemi ve yaş­lanma süreci bu çok sayıda stresin etkisinin en yoğun olduğu devrelere rastlar.
Stres, insan bedeninde nerelere tesir eder: Stresler, yapısal özelliklerine göre vücudumuzun değişik organlarını veya psikolojik yapımızı seçerler veya beynimizde zihinsel değişikliklere sebep olurlar. Bu ayırıma göre:

a— Fizyolojik değişiklikler ortaya çıkarırlar, bunlar:

— Kalp damar sisteminde; tansiyon yükselmesi, çarpıntı, çalışma düzen sizliği,
— Adale sisteminde; gerginlik, adale kasılması, kramplar ve ağrılar, yorgun luk halleri,
— Mide bağırsak sisteminde; bulantı, kusma, hazımsızlık, gaz ve ekşime ülser açılması gibi değişiklikler,
— Cildimizde, kaşıntı, yanma, egzama, diğer cilt hastalıkları,
— Bitkisel sinir sisteminde; terleme, teneffüs değişikliği, kan şekeri deği­şikliği.

b— Duygusal hayatımızı etkilerler:

— Sıkıntı, huzursuzluk, çabur uyarılma, gerginlik, karamsarlık, umutsuzluk, ve benzeri şikâyetlere neden olurlar.

c— Zihinsel kusurlara sebebiyet verirler:

— Şuur bulanıklıkları,
— Hafıza kusurları,
— Dikkat ve anlama kusurları,
— Konsantrasyon kusurları gibi…

Yukarıdaki listeden kolayca görülebildiği gibi stres sadece bedeni değişiklikler yapmakla kalmıyor, canlının zihinsel ve psikolojik görevlerinde de önemli değişiklikler ve hastalıklar halleri ortaya çıkarabiliyor. Canlının bir stres karşı­sında kısa sürede ortaya çıkardığı bu bozukluklar, stresin devam etmesi ve art arda çok sayıda stresin insanı etkilemesi halinde geri döndürülemeyen kayıp­lara ve kalıcı hastalık belirtilerine dönüşürler. Bedeni değişiklikler ya dokusal bozukluklar veya organların görev yetersizlikleri şekline çevrilir. Duygusal dal­galanmalar ise, kronik sıkıntı hallerine ve kronik depresyonlara yerlerini bıra­kırlar. Bunların yanı sıra çeşitli huri hastalık halleri ortaya çıkar ve bunlar uzun süreler halinde devam ederler. Zihni sahadaki değişiklikler ise, stresin sürekli olması halinde kalıcı hafıza kusurlarına, düşünce bozukluklarına ve bunamaya sebep olurlar.
Stres sonucu, insanın beden yapısında, zihin yapısında ve psikolojisinde kalıcı değişikliklerin ve hastalık hallerinin ortaya çıkması ile beraber şu dört önemli sonuç karşımıza çıkar:

1— Kişinin üretkenliği azalır, kaybolur. Toplum içinde kendisini bir parazit ve herkese bir yük gibi hisseden kişi hayata küser, kendisini toplumdan uzak­laştırır, durgunlaşır ve içine kapanır.

2— Hayatından zevk alamaz hale gelir. Bu duyum kendisinde hayata karşı değersizlik fikirlerinin oluşmasına, bu dünyanın zahmetini çekmeye değmeye­ceği inancına götürür, intihar fikirleri oluşturur ve intihar girişimleri yapar.*

3— Çevreden uzaklaşır. Aile çevresinden, iş çevresinden, yakın çevreden, toplumdan uzaklaşır. İçine iyice kapanır. Bu devre kronik bir depresyonun oluş­tuğu süredir.

4— Organik yıkım belirtileri ve bunama görülür. Kişi, artık gerek kendisi ve gerek toplum için kaybedilmiştir. Kişinin kendisi ve çevresi ile ilişkileri or­ganik olarak kopmuş ve haber alma imkânı kalmamıştır.(Sinir Stres, Stres İnkontinans)

Yazımızın bundan önceki bölümlerinde canlının bir stres karşısında gös­terdiği biyolojik cevapları gözden geçirdik. Şimdi de bir insanın bir stres karşı­sında vereceği psikolojik cevapları inceleyelim. Bunlar:

a— Stresi olduğu gibi kabullenme, durumuna rıza gösterme,
b— Stres karşısında gerileme, geri çekilme, kabuğuma çekilme, haklarını ve görevlerini terketme, sinme gibi reaksiyonlar gösterme,
c— Direnme, karşı koyma, stresin getirdiği değişikliklerle mücadele etme,
d— Stres karşısında hastalık belirtileri ortaya çıkarma. Korku, yeis, sıkıntı, endişe, şüphecilik gibi değişik heyecan ve duygulanım cevapları verme.
e— Davranış değişiklikleri gösterme. Hareket artması, hareket azalması, kaçak ve anlamsız hareketler yapma,
f— Huy-değişiklikleri gösterme. Alkol, madde alışkanlığı geliştirme,
g— Seksüel sapıklıklar, değişiklikler. Cinsel istek artması, cinsel istek azal­ması, sapık cinsel ilişkilere girişmek,
h— Suç niteliğindeki sosyal girişimler, hırsızlık, saldırganlık halleri, öldür­me içgüdüsünün uyanması.

Buraya kadar verdiğimiz bilgilerde stresin insan organizması için bir tehdit ve tehlike durumu oluşturduğunu, canlının fizik ve ruhi sınırlarını zorladığını, hem biyolojik hem de psikolojik dengenin stres karşısında geçici veya kalıcı olarak bozulduğunu, geçici değişikliklerde görev bozukluklarının, kalıcı deği­şikliklerde ise hastalıkların ve fizik yıkım belirtileri ile depresyon ve bunama­nın meydana geldiğini görmüş bulunuyoruz. Şimdi bu bilgilerimizi biraz daha genişletelim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here